Savaş bitmiş ben nöbette unutulmuşumSavaş bitmiş ben bunuKoynumun boşluğuyla anlıyorum Geçtiğimiz yılın şubat ayında artık tüm dünyanın görebileceği kıvamda patlak veren Rusya-Ukrayna ‘savaşı’ sizce bitti mi? Ne oldu ne bitti orada? İnsanlara ne oldu? Evler harabeye döndü mü? Kayboldu mu tozu dahi artakalanların? Hangi haber kanalını veya gazete sitesini taciz etmeliyiz bir şeyler görebilmek için?“SAVAŞ BİTMİŞ mi?” yazısının devamını oku
Kategori arşivleri: Genel
SERZENİŞ
Okuyacağınız bu ‘serzeniş’ amatör bir şiir sadece. “İşte şöyle yazdım, böyle güzel yazdım.” tarzı cümlelerim yok. Düşüncem bu şiirin kendini yazdırdığıdır. Peki bu şiir kendini yazdırırken neleri hatırlattı, neler ilham oldu derseniz: izlediğim filmler, diziler, dinlediğim şarkılar, hatıralar… Üzerine biraz da serpiştirilmiş yaşanmışlıklar. Peki öncesi? Bir sabah vakti Nurullah Genç’ten “Siyah Gözlerine Beni de Götür”“SERZENİŞ” yazısının devamını oku
Elveda Ey Ramazan
Geçmişe takılı hayatlar. Takılı gönüller belki de… Bugün bu yollarda yürüyoruz, ağaçlara bakıyoruz, bir gülü alıp kokusunu içimize çekiyoruz, filmler izliyoruz, şarkılar dinliyoruz. Hiçbiri eskisinin tadını vermiyor, öyle değil mi? Yollar eskiden daha bozuktu, düşe kalka yürümek ne güzeldi. Börtü böcek ile karşılaşınca bir bahar sabahı, kış uykusundan uyanıyordu neşemiz. Eskisi gibi güzel filmler de“Elveda Ey Ramazan” yazısının devamını oku
Zaman ve Gurbet
Bazen kahkahalar dolu susuşları olur insanın. Ne gönlünden ne aklından hiçbir kelime geçmez. Sadece susar. Kulakları sağır edercesine bir susma. Kar tanelerini yeryüzüne inmeden eriten kavurucu susuşları duydun. ‘Duymak bunu gerektirir herhalde’ dedin. Dinlemeyi, anlamayı, hemhal olmayı düşündün kendi kendine. Karşısındakinin haliyle hemhal olmayı. İnsanın aynada gördüğü kişinin gözlerine bakması gerektiğini. Hatta bazen konuşması gerektiğini.“Zaman ve Gurbet” yazısının devamını oku
Yol için Rüya Gerek
Not: Okuyacağınız yazı bir hikaye denemesidir. Devamı gelir mi bilinmez. Başlangıç niteliğinde bir yazı olduğu için devam etmek gerekir, biliyorum. Fakat bazen başlamak da yeter. İşte bu hikaye, bir başlangıcın habercisi. “Uyan! Uyan! Vakit geldi kalk artık! “ Hayatımda hiç unutamadığım, unutmaya çalışamadığım o günün ilk cümlesi. ‘Günaydın’ kadar basit bir kelimeye muhtaç olduğumu ta“Yol için Rüya Gerek” yazısının devamını oku
Göğü Delen Adamdan Anladıklarım
Göğü Delen Adam! Bir kitap ismi için muhteşem bir seçim olsa gerek dedim ilk gördüğümde. Hatta hemen incelemeliyim böylesine güzel isimli bir kitabı. Muhtemelen bir kurgu kitabıdır, yazar da çok güzel bir isim bulmuştur, demiştim ilk olarak. Kitabı incelediğimde ise her şey daha da ilgi çekici bir hale gelmeye başlamıştı. Erich Scheurmann’ın Samoa’ya yaptığı“Göğü Delen Adamdan Anladıklarım” yazısının devamını oku
BİR KURU ELEŞTİRİ
15 Ocak 2021. Kim bilir bugün ne haberler gelecek önümüze… Öyle ya, önemli olan gelen haber değil ki. Bizler tepki bağımlısı mahluklar olalı çok oldu. Veririz hemen bir karşılık önümüze ne çıkarsa. Bir ünlü görürüz mesela, gezmiş gülmüş eğlenmiş. Yazıklar olsun deriz hemen temizinden. Millet açken nasıl gülebilir, haklıyız kesinlikle! Ama ah şu pandemi olmasa“BİR KURU ELEŞTİRİ” yazısının devamını oku
Aynı tarih aynı gün!
Ağustos ayında doğmuşsanız, okulların tatillere girmesinden dolayı, arkadaşları tarafından doğum günü unutulan bir çocukluk geçirmişsinizdir sanırım benim gibi. Evet, ben de ağustos ayında doğdum. Tam olarak bugün! 7 Ağustos. Hem de aynı gün! Cuma! Doğum günü ritüellerini çok sevmiyor oluşumdan biraz bahsetmek isterim sayın okur. Partiler, ‘hediye alın!’ ikazları, şölenler, şatafatlı sözler… Hiç birini bir“Aynı tarih aynı gün!” yazısının devamını oku
Bir yazardan, ‘umut’ ettiklerime
“Acılı bir hayatla hayatsızlık arasında bir seçim yapmamı söyleseler, hiç duraksamadan acılı hayatı seçerim. İnsanlar hayatın ne kadar kötü olduğunu söylerse söylesinler, ben umudumu asla kaybetmedim. Henüz nasıl umut kaybedileceğini öğrenmedim.” Tarih 6 Temmuz 1962. ‘’Umut fakirin ekmeğidir.’’ sloganından ilk defa farklı olarak, umut kavramı hakkında aklıma nakşettiğim bu satırların yazarı olan William Faulkner bundan“Bir yazardan, ‘umut’ ettiklerime” yazısının devamını oku
Kimim ve neden buradayım?
Herkese merhaba! Adım Volkan, soyadım Yüksel. Siz kendinizi betimler misiniz, bilmiyorum ama herkes kendini birkaç kelimeyle tanıtmaya çalışsa, ”işte bu” dediği öz tanımı yapabilir mi? Ben yapabildiğine inananlardan -fazla iddialı- biri olsam gerek. ”Düşünen adam” diyorum kendime. Orijinali Paris’te bulunan ve onlarca kopyası olan bir heykel gelmiş olabilir aklınıza fakat bu da çok kestirme olurdu.“Kimim ve neden buradayım?” yazısının devamını oku
